ÇİĞ BADEM
Bir insan, hepimize söylüyorum, çölde yürürken; o boşlukta, o hiçlikte, kum ve güneşin olduğu bir yerde yürürken nasıl oluyor da koca bir şehri zincire takıp çekmeye çalışıyor?
Gözlem / İlim / Şahitlik
Bir insan, hepimize söylüyorum, çölde yürürken; o boşlukta, o hiçlikte, kum ve güneşin olduğu bir yerde yürürken nasıl oluyor da koca bir şehri zincire takıp çekmeye çalışıyor?
Benim zihnim makroekonomik dengeler, jeopolitik stratejiler ve memleketin bu darboğazdan nasıl kurtulacağı gibi mühim meselelerle -sahne arkasında- meşgulken, kalkıp bir fatura kuyruğunda vakit mi kaybedecektim?
Şahsiyetli olmak, işte bu iki uçurumun tam ortasında, sırat-ı müstakim üzere bir duruş ahlakı geliştirmektir. Kendi sınırlarını bilmek, başkasının hududuna hürmet etmekle başlar. Zira kendi hukukunu koruyamayanın başkasına adaletle muamele etmesi ham bir hayalden ibarettir.
Kime ne diyeceğimizi şaşırdık. Yukarısı bıyık, aşağısı sakal. Hepsi bizim ama durum enteresan. Elbette kesin bir hat çizerek diyeceğini diyenler oldu. Lakin vehmin getireceği sonuçlar çok masumane kalmayabiliyor. En büyük zararı ise vehmi yaşayan görüyor; ondan sonra etrafına sıçrıyor, eski İstanbul yangınları gibi.
Unutma Küçük Prens, nasıl ışığın etrafında dönen pervaneler varsa, pisliğin etrafında dönen sinekler de var. Elbette bunun bir hikmeti vardır; orasını bilemem.