FERAHLIK ZAMANINDA DUA
FERAHLIK ZAMANINDA DUA
UĞUR CANBOLAT
AHLÂK-I HASENE erleri sadece sıkıntılı zamanlarda yakaranlardan değil ferahlık zamanında da içtenlikle dua edenler arasından çıkarlar. Çünkü onlar için dua dar vakitlerde sıkıntı gidermek için yapılan geçici çözüm eylemi değildir. Dua onlar için Allah ile sürekli ve sağlıklı iletişim kurmanın en belirgin ispatıdır.
Dua güzel ahlak yolcuları için en mühim faaliyet yaratıcı ile daimî bir ilişki içinde olmaktır.
Her an bir yaratılışta olan Rabbimizle irtibatı kesmemek sürekli canlı tutmaktır.
Hem yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’i günlük problemlerin çözümünde kendisinden istifade edebilecek seviyede anlayıp akılda tutmak hem de bunu bir dua olarak kalbinde sıcaklığını devam ettirmektir.
Yüksek erdem yolcularının en belirgin özelliklerinden birisi kendi acizliklerinin farkında olma şuurudur.
Bu bilinç onların dua üzere olma hallerini sürekli hâle getirir.
Elbette sıkıntılı hallerde Allah’a dua edilecektir.
Başka yönelinecek bir kapı da yoktur.
Ancak güzel ahlak yolcuları sadece bu zamanlarda dua etmeyi takip ettikleri Muhammedî tavır açısından eksiklik olarak değerlendirirler.
Rabbimiz, sadece insanın başına türlü bela ve dertler geldiğinde çalınan bir kapı değil inanmış bir kişinin her türlü duygu durumunda müracaat edeceği yegâne tek kapıdır.
Bu sebeple kendilerini ferahlık ve neşeli zamanlarında gaflete prim verip baş edemeyeceği hallerde Allah’a yönelenlerden olmak istemezler. Onlar hayatlarının beşeriyet gereği her türlü hallerinde dua kapısında olurlar.
Allah’ı her ne halde olurlarsa olsunlar çağırırlar.
İsteklerini kendilerinin hevalarına göre belirlediği zamanlarla sınırlı tutmazlar.
Yardım taleplerini çıkmaza girdiklerinde hatırlamazlar.
Onlar rahatlık vakitlerinde de kulluk şuuru üzere olmaya çabalarlar.
Sevgilerini gösterirler.
Tazimlerini kesintisiz sunarlar.
Her an yüce Rabbimizin lütfuna, ihsanına muhtaç oldukları bilincini aktif tutarlar.
Sabırları, cihatları, ibadetleri hem bu anlayış üzerinde ortaya koyarlar.
Güzel ahlak yolcuları Allah ile kulun iletişiminin, kulun dua etmesi ve Rabbimizin icabeti üzerinden olduğunu belleyip temellendirirler.
Duadan uzak kalmayı kulluğun zedelenmesi olarak kabul ettiklerinden daimî dua ehli olmaya özen gösterirler.
Onlar duayı şuurla yaparlar.
Ezberlenmiş, manasına nüfuz edilmemiş cümlelerden uzak dururlar.
Dualarını tam bir inanmışlık ve güven üzerine bina ederler.
Dış etkenler üzerinden hareket etmekten kendilerini sıyırarak içten yakarırlar.
Dualarına kalplerinin yanıklığını eklerler.
Umudu dualarının ana eksini olarak belirlerler.
Ey hakikat yolunun ferah zamanlarda da dua etme bilincine kavuşan yolcusu!
Sende güzel ahlak yolcuları gibi olmak istiyorsan duanı düzeltmelisin.
Sadece sıkıntılı zamanlarda dua etmekten artık vazgeçip ferahlık vakitlerinde de Rabbinin kapısında dua ile olan kullarının arasına katılmalısın.
Sevinç zamanlarında gafletin sarmalında düşüncesizce hareketler yapıp başına bir dert geldiğinde dua eden dar vakit inanmışı olmaktan çıkıp hayatının her anında O’nunla irtibatlı olmayı öncelemelisin.
Fahr-i Kâinat Efendimizin örnekliği üzerinde olmak bunu gerektirir zira.
Rahman olan Rabbimizin mağfiret kapısını her an çalabilme imkanının verilmiş olmasının kıymetini bilenlerden olmalısın.
O’na olan niyazın belirli bir vakti olmadığını her vaktin yakarış vakti olduğu şuuruna erişmelisin.
Yorumlar