GÜVENLİ SEÇİM
Kendi yönelimlerini, zevklerini öncelemekten uzak durarak Rabbimizin bizim için öngördüğü ve vahyi ile bildirdiği umdeleri esas alırlar.
Gözlem / İlim / Şahitlik
Kendi yönelimlerini, zevklerini öncelemekten uzak durarak Rabbimizin bizim için öngördüğü ve vahyi ile bildirdiği umdeleri esas alırlar.
Sosyolojik hâdiseleri okumak gerekir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim Nebi kıssalarıyla bize bunu vermektedir. Resuller ve gönderildikleri kavimlerin vahye karşı tutumları sosyolojik analizler gerektirmektedir ki, buna sosyolojik okumalar denilebilir.
Güzel ahlak yolcuları imar, mimar ve ömür ilişkisini sürekli kurarlar ve kişisel gelişimlerinin mimarı olmayı başkalarına havale etmezler.
Güzel ahlak yolcuları referans değer üzerinden hayata bakarlar. Bütün düşünceler bu kaynağa bağlı olarak geliştirilir. Duygulanımlar buna göre düzenlenir ve ardından hedefe yönelik eylem denilen ameller buna göre ikame edilir.
Korku ve ümit duygusunu aynı düz çizgide eşit mesafede yürütmelisin. Sınırları aştığında esas sınırlananın kendin olduğu şuuruna ulaşmalısın.
AHLÂK-I HASENE erleri, yaşadığı dünyanın her anını furkan günü şuuru ile yaşayan insanların arasından çıkarlar. Onlara göre hayat imtihanının her noktasında yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in furkan olan özelliği yani bâtılı haktan ayıran niteliği ile yaşanmalıdır.
Nefis ise kişiye girdiği günahı sürdürmesi için asla durup düşünmeye, tahlil etmeye, bu alanda kıyaslar yapmaya alan bırakmamaya çalışır. Daima ileriye gitmesini öğütler. Yalancı hülyalarla beynini uyuşturur. Onu haz bağımlısı yapmanın peşindedir.
Geçici zevklerin de ebedi izler bırakacağı şuuruyla Allah’ın rahmet ve hıfzına sığınarak bunlardan mümkün olduğunca korunabilmek için iman diriliğine ulaşmaya çalışırlar.
Yasaklama, fiilden el çekme, kaçınma, engel olma gibi anlayabileceğimiz nehiy kavramına hayatlarında yer açarlar.
Doğru bilgilerin arasına zannilik katmanın şeytanlık olduğunu şuura getirerek bunu yapanları her kim olurlarsa olsunlar kendilerini nasıl sunduklarına itibar etmeden kararını vermelisin.
Netlik mükellefiyetlik getirir. Sorumluluk almaktır. Sebep sonuç ilişkisini sağlam esaslar üzerinden yorumlayıp kavrayarak emri yüklenmek anlamına gelir.
Güzel ahlak yolcuları tefekkür etmenin veriye yani alametlere dayalı olduğuna inanırlar. Derin düşünce olarak günümüz lisanıyla ifade ettiğimiz tefekkür boş boş düşünmek değildir. Akıl ile yapılır. Daha doğrusu bu neticeye aklederek ulaşılır.
İnsanda mevcut bulunan sevme ve meyletme hissinin normal değerlerin ötesine geçip sınırı aşarak menfi bir forma bürünüp kişinin düşünce melekelerini esir alabileceğini gözden kaçırmazlar.
AHLÂK-I HASENE erleri, mübin olmayı esas alan insanlar arasından çıkarlar. Onlar için kapalılık söz
konusu değildir. Gri alanlara müsaade etmezler.
Biz kıraat edenler sadece secde âyetlerini okuduğumuzda üzerimize gelen borcu secde ederek ifa ederken Kur’an-ı Kerimi kıraat etmekle yetinmeyip aynı zamanda tilavet eden yüksek erdem yolcuları her âyetin gereğine secde ederek yani emre itaat ederek yerine getirirler.
Güzel ahlak yolcuları “La Reybe Fiha” âyetini Kur’an’da belirsizlik olmadığı şeklinde anlarlar. Şek ve şüphenin belirsizlik demek olduğunda tereddüde düşmezler.