TAMAHKÂRLIK HASTALIĞI

TAMAHKÂRLIK HASTALIĞI
UĞUR CANBOLAT

AHLÂK-I HASENE erleri, dünyevileşme illetine yakalanmamış insanlar arasından çıkarlar. Onlar tamahkârlığın her türünden özenle kaçınırlar. Dünya nimetleri için yanıp tutuşmak anlamına da gelen tamahkârlık kişinin manevi gözünü kör haline getirir. İnsanı inanç dünyasının değerlerinden uzaklaştıran bu illet dikkat edilmediği takdirde kişiyi çabucak ele geçirdiğinin şuurundadırlar. 
Tamahkârlığın insana ölümü unutturan bir niteliğe sahip olması bakımından güzel ahlak yolunun yolcuları dünyaya bağlanma ve buna bağlı olarak sadece dünyaya kişinin kilitlenip hayatın öte tarafını unutması gibi kötü sonuçlarını bildiklerinden bu hususta hep uyanık kalmayı isterler.
Uyanık olunmadığı zaman tamahkârlığın diğer adı olan dünyevileşmenin insanı uyuşturma etkisinin altına kolaylıkla girilir. Çeldirici konfor imkanları insanın gözünü kapatabilir.
Yüksek erdem yolcuları âhirete inandıkları halde hiç ölmeyecekleri gibi bir hissi insanın içine sinsice zerk ettiğinden yatırımını yanlış yapma riski taşımasını dikkate alırlar.
Yüce dinimiz inanların hayatlarını aktif olarak etkiler. İnanmış olan kişi tüm yaşam alanlarını Rabbinin rızasına uygun şekilde yazma yükümlülüğündedir. Ancak bu tamah etme meselesi kişiyi ustalıkla bu etkiden uzaklaştırır. Emir ve yasaklar konusunda gevşeklikler görülür.
Yüce kitabımızın bize verdiği Firavun örneğinde ve başka misallerde yöneticilerin hükümranlıklarındaki tamahlarının onları nerelere sürüklendiği anlatılır. Rabbimizin verdiği bu örnekler üzerinde ciddiyetle düşünmek güzel ahlak yolcularının temel ilkelerindendir. Bu sebeple mal, şöhret ve hükümranlık gibi tamaha kişiyi sürükleyen konular hususunda düşünmeyi ve kılı kırk yarmayı ihmal etmezler.
Tamahkârlık sadece bunlarla sınırlı değildir elbette. İnsanın Allah’ın takdir ettiği ömre rıza göstermeyip hep uzun yaşama isteğini de güzel ahlak yolcuları aynı anlayışla değerlendirirler.
İnsan elbette ilgi duyan bir varlıktır. Başka türlü yaşam kendini ele vermez zaten. Bunlar arasında karşı cinse ilgi, mal, mülk, şan, şöhret, mevki, makam gibi kimi arzulara yönelik hırslı davranışı gençlik yıllarıyla sınırlı kalmaz önlem alınmayıp sınırlar belirlenmediğinde ileri yaşlarda da bu dünyaya hırs gösterme hali devam eder. Bu nedenle ipin ucunu bırakmak onlar için kaybetmekle eşdeğerdir.
Bu sebeple bir şeye aşırı derecede istek duymak, düşkün olmak, bu yönde çabalamak ve doyumsuzluk gibi anlamlar içeren hırsa vahiyden aldığı prensiplerle fren yaptırmayı öğrenir ve uygularlar.
Hırsın diğer adı olan tamah dünyaya ait lütfedilen meşru hazlar veya imkanlarla yetinmeyip daha fazlasını haram yollara yönelerek elde etmektir aynı zamanda. 
İnsan kendini kontrol etmediğinde din adına yaptığı iyilikler ve ibadetlerde de bu hastalığa yakalanabilir. Başkalarına gösteriş haline getirilen ve yaptığı ibadetlerle övünmek güzel ahlak yolcuları açısından gözden kaçırılmaması gereken tamahlardandır. Muvaffak olunan ibadetler için şükretmek gerekirken kişiyi ölçü kaçırıldığında ucub denilen ibadet kibrine sürükler.
Bunlara dikkat edilmediğinde kendi sürüsüne saldıran kurt misalinde olduğu gibi kişi kendi manevi varlığını acımasızca tarumar eder. 
Ey hakikat yolunun kendini tamahtan uzak tutan azimli yolcusu!
Tamahkârlık ile kalbini mühürleme. Maneviyata duyarsızlaşma. 
Eğer sende güzel ahlak yolcuları gibi bu yolda mesafe almak istiyorsan nefsin perdeleyerek önüne sunduğu kötü arzulara kanma. Mala mülke kavuşmak için haram yollara tenezzül etme. Bunları kamufle etmek için dini argümanlar içeren mazeretlere kendini yaslama. Sağını, solunu ve kalbini gözet. Vicdanını susturma. İbadetlerinle övünme tuzağına düşme. Tedbiri elden asla bırakma.
Erdem yolunda yürümek gafleti kaldırmaz, uyanık ol. Bilmediğin tamah kuyusuna girme.
İman ettiğini düşünmen imtihan olmayı ortan kaldırmadığını unutma. Daha önce yaşayan Kur’an’ın bize anlattığı ümmetlerin hırs sebebiyle başına gelenleri hatırında tut. Asıl ve ebedi olan ile geçici olanı birbirine karıştırma. Bu dünyada ahiret yurdunu unutmadan yaşa. Geçici olanı hırsına yenik düşerek ebedi olana tercih etme. Tamah hastalığının dini hassasiyetleri aşındıracağını idrak et. Dünyayı rağbet etmen gereken yer değil imanla yaşaman gereken yer olduğunu aklından çıkarma. Tekasür Süresi gerçeğini kalbinde güncel tut. Bu hususta Fahr-i Kâinat Efendimizin rehberliğinden şaşma. Tamaha yenilerek kendi imanının hırsızı olma.
 

Yazıyı Beğen :     0
Paylaş :