AKIL HAYSİYETİ BİLİNCİ
AKIL HAYSİYETİ BİLİNCİ
UĞUR CANBOLAT
AHLÂK-I HASENE erleri, aklın haysiyeti hususunda kendilerini aydınlatmış kişiler arasından çıkarlar. Onlara göre haysiyet Rabbimizin yaratırken vermiş olduğu öz değere sahip çıkmaktır. Yaratıcının verdiği itibara itibar etme ve onu zayi etmeme bilincidir. Akıl insanı Allah ile muhatap kılan bir şeref olduğundan ihmale getirilemez. İtibardan düşürülemez. Bakımsız ve gıdasız bırakılamaz. İnsanlık onuruyla yaşamak, aklı yaratıcının isteği doğrultusunda kullanmakla ancak elde edileceğinden ona yönelik her türlü küçük sayma, işlevsizleştirme, itibardan düşürme, makamını tahfif etme veya yok sayma gibi tutumlara güzel ahlak yolcuları şiddetle karşı çıkarlar.
Aklı olmayanın teklife muhatap olamadığı gerçeğinin biliniyor olmasına rağmen yine de akla yönelik olumsuz söylemlerde bulunanlara itibar etmez ve geçerli saymazlar. Bu yönde yaklaşanların hangi tür görüntüye bürünürlerse bürünsünler, ne yönde söylemler geliştirirlerse geliştirsinler kenara koyar kendi yollarına devam ederler.
Yüksek erdem yolcuları bilirler ki, akılda, ilimde ve kullukta yani ibadetlerde tatil olmaz. İnsan bunlara ara veremez. Kısa bir müddet için bile olsa rafa kaldıramaz. Akıl haysiyeti bilincini elde etmiş kişiler bunları düşünmez bile. Tartışma açmaz. Konuşulabilir görmez.
İlimde tatil etmek aklı geliştirecek unsurlardan kendini bağlamak demektir ki, güzel ahlak yolcuları için asla kabul edilebilir değildir.
Akılda tatil gitmek kişinin gündelik sorumluluklarının ifasına mâni olacağı gibi insanlık şerefine ait hususiyetleri de yerine getirmesine engeldir. Zira kavrayış gitmiştir. Düşünme yetisi dumura uğramıştır. Çekip çıkarmak demek olan idrakten yoksun kalmıştır. Müstakim olma şansını kaybettiğinden başkasının güdümüne maruz kalır. Müstakim, yani istikamet sahibi olamaz artık. Ahlâkı- hasene erleri deneyimleriyle müstakim olmayan, istikametini şaşırıp yalpalayanların müstakil yani özgür fertler olamayacaklarını çok iyi bilirler. Biçim ve öz konusunda duyarlılık geliştirdiklerinden soyutlama yaparak düşünme anlamına da gelen idrakten kendilerini mahrum bırakmazlar.
Tefekkür tertip etmek demektir. Çölde yolunu bulmak için alametleri belirli bir amaca ulaşmak için sıraya dizmek demektir. Yüksek erdem yolcuları nazar konusunda şuura ulaşmışlardır. Aklın tatile gönderilmesi bir şeyin içine akılla girerek bakmak demek olan nazar ve müşahededen ayrı düşmek istemezler. Bütün bu sebeplerle aklın haysiyetini muhafaza etmeyi üstte tutarlar.
Kulluğun gereği olan ibadetlerin tatil edilmesi yine aklın devre dışı bırakılması demek olduğundan izahsızlığa düşerler. Bu onları bunaltır.
Ödünç bakışlara, ödünç fikirlere, ödünç konforlara itibar etmeme titizlikleri aklın haysiyetini muhafaza bilinçlerinden ileri gelir. Güzel ahlak erlerinin anlayışına göre Allah’ın insanı muhatap almasının sebebi eski tabirle illeti akıldır.
Rabbimiz, teklifini insan aklına yapar. Davet aklı olanadır. Aklı olmayana iman daveti yoktur. Vahyin aklı muhatap olmasını bu sebeple ciddiye alırlar. “Akletmez misiniz, düşünmez misiniz, tefekkür etmez misiniz, bakmaz mısınız?” şeklindeki yüce kitabımızdaki soruların muhatabı akıldır. Dil, mantık ve yaratılmış kâinatın içinde var olan ölçülülük, hikmet, matematik aklın idrak kapılarıdır. İlimle açılır. Bu sebeple güzel ahlâk erleri kalbin dindarlığını, ibadetini ittiba veya inkıyat ile tarif ederken aklın dindarlığını, ibadetini ilim olarak tanımlar. Şu hâlde onlara göre akıl haysiyeti bilinci insanın, insanlık onurudur. Korumak ise ilahi görevdir.
Ey hakikat yolunun akıl haysiyeti bilincine erişmek isteyen yolcusu!
Mesele ciddidir. Şakaya gelmez. Aklı küçültmeye, hafif görmeye, yok saymaya çalışanlar hangi ünvan ve kıyafetle gelirlerse gelsinler senin haysiyetini hedef aldıklarını unutma. Dillerinin aldatıcılığına yenilme. Sen de güzel ahlak erleri gibi istikamet üzere yürümek istiyorsan aklını korumaya al. Ona atılan zehirli okları şuur kalkanıyla etkisiz hale getir. İradeni bu yönde geliştir. Aklından vazgeçmenin haysiyetinden vazgeçmek demek olduğunu hatırından çıkarma. Aklına hakaret edip küçümseyenlerin ruhuna tasallut eden mütecavizler olduğunu unutma. Bunların bütününün bir nevi hipnotize edici eylemler olduğunu kavra. Akıldan vareste kalmak Allah ile muhatap olmamayı kabullenmek demek olduğunu idrak et.
Akıl haysiyeti bilinci senin manevi kimliğindir. Hayatın öte yakasına geçtiğinde kendini tanımlayacağın kendilik bilincindir. Sahip çıkmak şerefindir.










Yorumlar