FURKAN GÜNÜ BİLİNCİ

FURKAN GÜNÜ BİLİNCİ
UĞUR CANBOLAT

AHLÂK-I HASENE erleri, yaşadığı dünyanın her anını furkan günü şuuru ile yaşayan insanların arasından çıkarlar. Onlara göre hayat imtihanının her noktasında yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in furkan olan özelliği yani bâtılı haktan ayıran niteliği ile yaşanmalıdır.
Ömür sermayesini furkan olan vahyin ölçülerine göre tanzim edemeyenler hesap günü yani ayrışma günü olan ahirette sıkıntıya girerler. Sürekli ertelemenin acı sonucu budur.
Ötelemek ise “Furkan sırrından” bigâne kalmak anlamına gelen bir tembelliktir.
Hayatı ciddiye almamak dahası hayatı verenin onu neden bize verdiği meselesinde gevşek olmaktır.
Dolayısıyla güzel ahlak yolcuları “Furkan hakikatini” yaşamak için çabalarlar.
Başlarına gelen her olayda “Furkan sırrı” ile yanlışla doğruyu ayrıştırırlar.
Hangi konuda zulme yöneldiklerini muhasebe ederler. Kimlere ne sebeple zulmettikleri meselesinde kulaklarının üzerine yatmazlar. Zulümden ve zalimden yana olmadıkları gibi mazlum olmamaya da çalışırlar. Bunun kendilerine zulüm olacağının şuurundadırlar. Dolayısıyla vahiyle kendilerini güçlendirerek “Metin olma” vasfına erişirler. Böylece zalime zulüm fırsatı tanımazlar. Bu onların “Furkan sırrına” mazhariyetidir.
Furkan bilindiği gibi ilahi kitapların vasfıdır.
O’na tâbi olanlar bu vasıfları giyinmeli ve tüm iş ve işlemlerinde bu ilke üzerinden hareket etmelidirler. 
Asıl ile sahtenin her zaman farkına varmalıdırlar.
Bu ayırt etmenin bir gereği olarak asla daha çok yönelmeli, bilgisini arttırmalı, anlamadığı yerleri geçip gitmek yerine buralara odaklanarak çözmeye gayret göstermelidirler.
Gerçek ile yanlışın nerelerde ayrıştığı konusunu ciddiye alırlar güzel ahlak yolcuları. Bunu kavrayabilmesi için kanıta dayalı olarak ilerlemeli, sınırlarını vahye uygun şekilde belirlemelidirler. 
Hak ile bâtılın nerelerde kendini nasıl göstereceğini yine Fahr-i Kâinat Efendimizin izinden giderek öğrenmeli ve buna göre yürüyüşünü düzenlemelidirler.
Esasen “Furkan” olan Kur’an-ı Kerim’e tam olarak uyularak kişi furkan olabilir.
Doğruyu yanlıştan ayıran kitaba tam bir mutabakat ile kişi furkan olur. Yüksek erdem yolcuları bunu temel ölçü olarak aldıklarından bütün ölçümlerini buna göre yaparlar.
Farkları görmek ve farklılıkları açığa çıkartmak için âdeta kılı kırk yararlar. Bu hassasiyetleri sebebiyle “Allah ile aldatanlara” asla aldanmazlar. Sahte ile gerçeği birbirinden ayrıştırma yetisini geliştiren güzel ahlak yolcuları bu azami dikkatlerini asla terk etmezler. 
Zıt değerlerin birbirinden ayrılması anlamına gelen furkan ilkesini sürekli işleterek kendilerini nefis ve şeytanın iğvasından muhafaza ederler.
Bu onların ölçü sahibi olduklarını gösterir. Duygu durumlarına göre hevalarına uymadıklarınınsa belgesidir. 
Ey hakikat yolunun ayrıştırma yetisini vahiyle geliştiren yolcusu!
Sen de güzel ahlak yolunda mesafe almak istiyorsan eğer gerçekleri açıklayan Kur’an’a râm ol.
Her şeyin açığa çıkacağı “Furkan günü” ahiretten evvel hayatın bu yakasında her gününü furkan gününe çevir. 
Furkan günü olarak yüce kitabımızda işaret edilen Bedir Gününe odaklanarak orada verilmek istenen mesajı eksiksiz olarak almaya çalışmalısın.
Yine Hazreti Musa’nın Kızıldeniz’in yarılması ile ümmetini küfür ve şirk ehlinden ayrıştırarak sahile çıkarması üzerinde düşünüp buradan kendine düşen payı almalısın.
Hak ile bâtıl ehlinin ayrıştığı bu iki tarihi hadisenin hakikati ile duygu ve düşüncelerini düzenleyerek eyleme dönüştürmelisin.
Sana bahşedilen bu dünya hayatında furkan olan Kur’an’dan doğru bir biçimde faydalanıp ayrıştırıcı davranamazsan hayatın öte yakasında yani “Furkan gününde” kötüler tarafına ayrılanlardan olacağını bir an olsun aklından çıkarma.
Bu tarafta asıl olanı bulamamanın, bilememenin sana aslını, fıtratını kaybettireceğini idrak etmelisin.
Unutma ki, bu dünya yaşamının her gününü “Furkan günü” olarak değerlendiremediğinde öldükten sonraki “Furkan gününde” ziyan edenlerden olursun.
 

Yazıyı Beğen :     0
Paylaş :