NEDİR SABIR?
HATİCE FAHRUNNİSA
Beklemek mi?
Kendini engellerken, engel olduğun şeyin aslında seni ve hakikatini engellediğini fark etmek mi?
İçinde tüm duygu ve düşüncelerini hapsedip iç yangınını körüklerken susmak mı?
Ya da dilini korurken, susarak öç almak mı?
Nedir sabır?
Başımıza gelen istemediğimiz bir olay neticesinde ortaya çıkan hüznü Allah’tan başkasına şikâyet
etmemek midir?
Allah’ımız kitabında “Bilsin ki insan için, kendi çalışmasından başka bir şey yoktur.” Necm, 39 derken
insanın kendi potansiyelini açığa çıkaramamasına karşı tahammül görünümlü tembelliği midir?
Kendine dayanmaktır belki de.
O itaatkar pozumuzu vererek öğrendiğimiz, ezberlediğimiz, körü körüne bağlı yalanlara hakikatle karşı
koyabilmektir kimi zaman.
Şehevi isteklere karşı haramdan uzak durmak, helâl ve güzel olmayan söz ve davranışlardan
sakınmaktır. Zanlara karşı durmaktır bir bakıma.
Zihnin de tertemiz olmasıdır.
Öfkelendiğimizde hilm sahibi olmaktır.
Sır saklamaktır.
Zenginken veya fakirken kendine hâkim olmaktır.
Tüm yaşam alanlarımızda sabır konusunu irdelemek mümkün.
Ve her birimizin sabrı ne şekilde ve nerede göstereceğimiz de kişisel potansiyelimize göre değişiyor.
Öyle ya bana dayanması zor gelen bir konu bir başkası için belki de çok kolay olabilir.
Fakat her durumda sabır musibetin ilk anında gösterilen dirence sahip olabilmektir ki, bu da ancak
insanın kendini denetlemeyi ne kadar öğrendiği ile ilgili bir konu.
O halde sabır için şöyle diyebiliriz kanaatindeyim.
Her durumda itidali yani dengeyi koruyabilmektir.
Karşılaşılan her zorluk karşısında baş edebilme yetisine sahip selim bir akıl, kalp ile yetersizliklerimize
direnç göstererek hareket edebilmek ve dengeyi koruyabilmektir.
Bu konuda Kur’an’ı Kerim bizlere nasıl yol gösteriyor bir bakalım.
Sabır kelimesi, Kur’ân’ın 104 âyetinde birbirinden farklı biçimlerde ve anlamlarda geçmektedir.
Dayanmak, tahammül etmek (Tâ-hâ 20/132; Yûsuf 12/18);
Direnmek, kararlı olmak (Meryem 19/65; Âl-i İmrân 3/186; el-Enfâl 8/45-47, 66);
Teenni ile hareket etmek, acele etmemek (er-Rûm 30/60; el-Kalem 68/48; Yûnus 10/109);
Devamlılık göstermek, sebat etmek (Meryem 19/65; Hûd 11/112);
Nefsin hevâsını dizginlemek (en-Nisâ 4/25; Yûsuf 12/53; Fussilet 41/34-35);
Allah’ın hükmüne boyun eğmek (el-İnsân 76/24; et-Tûr 52/48);
Vakar ve metanet ile hareket etmek (el-A‘râf 7/137);
Karamsar olmamak (Hûd 11/11).
Unutmamak gerek sabrı azık edinen sanırım şükrün zengini olur.
Mevla lâyıkıyla anlamayı nasip etsin.

Yazıyı Beğen :     1
Paylaş :