MÜBİN OLMAK
AHLÂK-I HASENE erleri, mübin olmayı esas alan insanlar arasından çıkarlar. Onlar için kapalılık söz
konusu değildir. Gri alanlara müsaade etmezler.
Gözlem / İlim / Şahitlik
AHLÂK-I HASENE erleri, mübin olmayı esas alan insanlar arasından çıkarlar. Onlar için kapalılık söz
konusu değildir. Gri alanlara müsaade etmezler.
İnsanda mevcut bulunan sevme ve meyletme hissinin normal değerlerin ötesine geçip sınırı aşarak menfi bir forma bürünüp kişinin düşünce melekelerini esir alabileceğini gözden kaçırmazlar.
Güzel ahlak yolcuları tefekkür etmenin veriye yani alametlere dayalı olduğuna inanırlar. Derin düşünce olarak günümüz lisanıyla ifade ettiğimiz tefekkür boş boş düşünmek değildir. Akıl ile yapılır. Daha doğrusu bu neticeye aklederek ulaşılır.
Netlik mükellefiyetlik getirir. Sorumluluk almaktır. Sebep sonuç ilişkisini sağlam esaslar üzerinden yorumlayıp kavrayarak emri yüklenmek anlamına gelir.
Doğru bilgilerin arasına zannilik katmanın şeytanlık olduğunu şuura getirerek bunu yapanları her kim olurlarsa olsunlar kendilerini nasıl sunduklarına itibar etmeden kararını vermelisin.
Yasaklama, fiilden el çekme, kaçınma, engel olma gibi anlayabileceğimiz nehiy kavramına hayatlarında yer açarlar.
Geçici zevklerin de ebedi izler bırakacağı şuuruyla Allah’ın rahmet ve hıfzına sığınarak bunlardan mümkün olduğunca korunabilmek için iman diriliğine ulaşmaya çalışırlar.
Nefis ise kişiye girdiği günahı sürdürmesi için asla durup düşünmeye, tahlil etmeye, bu alanda kıyaslar yapmaya alan bırakmamaya çalışır. Daima ileriye gitmesini öğütler. Yalancı hülyalarla beynini uyuşturur. Onu haz bağımlısı yapmanın peşindedir.
AHLÂK-I HASENE erleri, yaşadığı dünyanın her anını furkan günü şuuru ile yaşayan insanların arasından çıkarlar. Onlara göre hayat imtihanının her noktasında yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’in furkan olan özelliği yani bâtılı haktan ayıran niteliği ile yaşanmalıdır.
Korku ve ümit duygusunu aynı düz çizgide eşit mesafede yürütmelisin. Sınırları aştığında esas sınırlananın kendin olduğu şuuruna ulaşmalısın.
Güzel ahlak yolcuları referans değer üzerinden hayata bakarlar. Bütün düşünceler bu kaynağa bağlı olarak geliştirilir. Duygulanımlar buna göre düzenlenir ve ardından hedefe yönelik eylem denilen ameller buna göre ikame edilir.
Güzel ahlak yolcuları imar, mimar ve ömür ilişkisini sürekli kurarlar ve kişisel gelişimlerinin mimarı olmayı başkalarına havale etmezler.
Sosyolojik hâdiseleri okumak gerekir. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim Nebi kıssalarıyla bize bunu vermektedir. Resuller ve gönderildikleri kavimlerin vahye karşı tutumları sosyolojik analizler gerektirmektedir ki, buna sosyolojik okumalar denilebilir.
Kendi yönelimlerini, zevklerini öncelemekten uzak durarak Rabbimizin bizim için öngördüğü ve vahyi ile bildirdiği umdeleri esas alırlar.
Eğer sende güzel ahlak yolunda menzile ulaşmak istiyorsan aktif seven, merhameti ve şefkati eylemli olarak gösteren, güzelliklere açılan has bahçelere erdemle yürüyen bir muhabbetin sahiplerinde olmalısın.
Öfkenin atına binmezler. Sıkılı yumruklarla dolaşmazlar. Kendi kanaatlerini başkalarına dikte etme heveslerine tenezzül etmedikleri gibi bunları bir yaptırım boyutuna da taşımazlar.