ÇÖP KUTUSU 
SERKANT DERVİŞOĞLU
 

Hani bir laf var ya azizim: "Herkes kapısının önünü süpürürse, dünya güllük gülistanlık olur" diye. Son kısmını uydurdum, bilmem olur mu ama herkes hakikaten evinin önünü süpürmeli. Hatta süpürün kardeşim! Bizim evin önü Ümraniye çöplüğü mü? Biraz haddinizi, hududunuzu bilin. Kızıyorum bak, gaza gelip çöplerinizi sağa sola atmayın.

Şimdi burada suçlu kim? Çöpü atan mı, çöp atılmasına müsaade eden mi? Bir kesim diyor ki: "Orada çöp kutusu gördüm, gördüm mü affetmem, sokağı mı kirleteyim." Diğeri ise: "Nereye koyayım ben çöp kutumu? Görülebilecek bir yere koydum ki rahatça atayım. Nereye koysaydım?"

Gelelim çöpünü etrafa atan arkadaşa bir ziyarette bulunalım. Güzel kardeşim, her zaman haklı olan mübarek insan, küçük dünyaları yaratan ulvi canlı! Allah aşkına, kimse senin çöp kutun değil. Bir kere öyle ulu orta her yere çöp atamazsın. İnsanlara karşı, kendin çözümleyemediğin ve bunun için herhangi bir mesai bile harcamadan, vampir gibi enerjilerini ve zamanlarını sömürmen hiç hoş değil. Bunu, üzülerek söylüyorum, ilkel bir dürtüyle ve şuursuzca yapman da ayrıca kötü. Obsesif, mutlu, mutsuz, depresif, üzüntülü, heyecanlı, korkmuş, endişeli halinden çıkmak için insanları gereğinden fazla meşgul ederek onları bir çöp kovası gibi kullanman adeta suç niteliği taşıyor. Eğer kendi problemlerinin farkına varıp bunun için mücadele etme kararı almanın zamanı gelmedi mi küçük prenses? Ne yapıyorsun? Kendi problemlerinin hakikaten yüzde doksanının akıl dışı olduğunun farkına varmak için koca bir ömür mü harcaman gerekiyor, hatta ölmen mi? Bu şımarıkça halin, sürekli onaya ihtiyaç duyman tuhaf değil mi? İnsanlara eziyet etmek değil mi? Ne anlatıyorsun bu kadar, ne bitmez derdin varmış be arkadaş? Vakit geldi, geçiyor. Şöyle bir kendine gel, bir bahar temizliği yap ve kurtul onlardan. "Bunu boşuna dert etmişim, bundan boşuna korkmuşum, bundan boşuna ümit etmişim" diye kendini temizlersen, evinin önünden emin ol, yok olmazsın. Aksine bir güneş gibi doğarsın.

Şimdi de görülecek bir yere çöp kutusunu bırakanlara seslenelim. İlk olarak, siz bir çöp kutusu değilsiniz! Bunu kendinize, namazdaki tesbih duası gibi tekrar edin. Bu bir fetva ya da tavsiye değildir ama otuz üç defa "Ben bir çöp kovası değilim" diyebilirsiniz. Şimdiden, Rabbim dualarınızı kabul etsin, amin. Çünkü bu tayfa, dua ehli olacak bir grup; bir fark etseler kendilerini, emin olun otoritelerin eli ayağı birbirine girer, "Ne oluyor?" der yani.

Sevgili çöp kovaları, siz zaten gözüküyorsunuz. Gözükmek ve var olmak için neden üstünüzde pislik atılmasına tahammül ediyorsunuz? Millet ne yaparsa yapsın, iki dedikodu duyacağım diye meraktan gitmemek için ya da anlamsızca empatiyi sempatiye çevirip "Onu en iyi ben anlıyorum" diye orada kahramanın yanında selfie çektirmek için verdiğiniz anlamsız şovlar niye? Başkalarının ne yaptığı neden bu kadar umurunuzda? Sen kendini merak etsene, milletten duyacakların ne işine yarayacak? Bunları gören, borsada tüyo alıyor sanır. Hele kahramanına destek diye verdiğin gazlar, hakikatten uzak, yargılayıcı, incitici ve boşa umut verdiğinin farkında bile değilsin; vebale giriyorsun.

Ey çöp kovası! Gönlün her yıl gelen hacıları bile kabul eden Kâbe kadar genişken, bir pislik yuvasına dönüp elalemin çöplüğünü biriktirmen için Allah seni yaratmadı. Bu bir hastalık, kurtul ondan! Kendi kovanı kendin görebileceğin bir yere koy ve başkasının içine bir şey atmasına izin verme. Eğer biri atmak isterse, o latif, vefalı, tevazu dolu kalbin ve vicdanınla herkesin çöp attığı yeri göstererek oraya atmasını sağla. Sen de oraya bakarak, doğru yerlere atıp atmadığını kontrol ederek yardımcı ol. Yapabileceğin en büyük insanlık vazifesi bu olur. Çöpleri ayrıştırıyor olman demek, plastiği plastik kutusuna, camları ayrı bir yere, organikleri ayrı bir yere atman demek. Gözlem, farkındalık ve sorumluluk sahibi olman demek. Olan biteni bilmek, seni vicdanlı bir birey yapar. Olan bitenlere karşı seni belki çevren duygusuz gibi görebilir ama onlar da fark edecekler ki, gerçekten yardımcı olan ve yanında duran hep senmişsin.

Olmasalar bile önemli değil, Hakk bilsin gerisi boş zaten. Hal böyle olunca dostlar, herkes evinin önünü güzelce süpürürse dünya güllük gülistanlık mı olur bilmem ama size artık her yerin cennet bahçesi olacağı kesin.

Not: Bu işleri belediye halletmeden yoluna koymanın bir yolunu bulun mutlaka. Duyduğuma göre cezalar bayağı ağırmış.

*Görsel: Leonardo.ai

Yazıyı Beğen :     1
Paylaş :